Category Archives: Orta Amerika

Camagüey ve Santiago de Cuba Günlükleri

Turistik rotanın dışına çıkarak Küba’nın üçüncü büyük şehri Camagüey’e geliyoruz. Şehir büyük olunca otobüs terminalinden merkeze otobüse binmek zorunda kalıyoruz. Nereye gideceğimiz hakkında bir fikrimiz yok, sora sora merkeze giden bir otobüs buluyoruz.

DSCN2729

Küba’da otobüslerde para üstü almak diye bir şey yok, bozuk paramız da kalmadığından, elimizdeki en küçük parayı bulmaya çalışırken, arkadan uzatıyor güler yüzlü bir Küba’lı, ikimiz için gerekli olan otobüs parasını. Yok olmaz, gerek yok desek de, tutuşturuyor elimize parayı genç kadın. Minnetle teşekkür ediyoruz. Minnetimizin nedeni verdiği para değil, güzel insanların hayatı ne kadar güzelleştirebildiğini; küçük şeylerle mutlu olmak ve mutlu edebilmenin hazzını hatırlattığı için.

Read More →

Santa Clara ve Trinidad Günlükleri

İnanmadığımız yasaları, kuralları kabullenip, hemen uymak ikimizin de mizacında olmadığından olsa gerek, şehirler arası yolda turistlerin tek kullanabileceği “Viazul” firmasının otobüsleri yerine öncelikle halkın ulaşımını sağlayan yerel otobüslere binmek için ısrar ediyoruz. Çıkış kapısından dalarak girdiğimiz lokal otobüs garından güvenlik görevlileri tarafından çıkarılıyoruz. Yolda tanıştığımız Kübalı ailenin biz konuşur, sizi yerel otobüslere bindiririz sözünün arkasından saatlerce diğer otobüs garına yürüyüp, kapısında beklesek de; sonunda durumu kabulleniyor ve turist otobüsleri ile aynı ücrete taksi dolmuşlara yöneliyoruz. Yerel otobüslere Küba kimliğiniz olmadan binebilmek, yada kontrolleri geçebilmek pek mümkün değilmiş 🙁 Tecrübe ile sabittir.

DSCN2229
Havana’dan sonra Küba’daki ikinci şehrimiz, Che’nin şehri Santa Clara… Che’nin mozolesinin de bulunduğu şehrin tüm sokaklarında, evlerin dış cephelerinde, bakkallarda, okullarda, berberlerin duvarında yada girdiğimiz herhangi bir evin mutfak dolabında Che’ nin resmini, bir sözünü veya imzasını görüyoruz. Şehir Che’ye ve daha bir çok gerillaya olan vefasını onların her bastığı yeri yada anısını taşıyan her alanı müzeleştirerek göstermiş. Oldukça küçük bir şehir olan Santa Clara’da sadece 1 gün kalıyoruz. Bir gün içinde metal, bronz, mermer gibi farklı materyallerden yapılmış, şehrin faklı noktalarındaki 3 Che anıtını geziyoruz. Che’nin ölümünden yıllar sonra cansız vücudu Bolivya’dan bu şehre getiriliyor. Beraber savaştığı bir çok gerillayla beraber şehrin girişindeki anıtının altında çok mütevazi ama etkileyici bir odada yatıyor. Anıtta bir de Che müzesi var ki, gerçekten çok etkileyici. Bebekliğinden ölümüne fotoğraflarla tüm hayatını anlatıyor. Bir çok ülkede yaşamış ve savaşmış olan Che’nin mütevazi hayatı kişisel eşyaları ve okuduğu kitaplarla gözümüzde canlanıyor.

Read More →

Havana Günlüğü

Dünya turuna çıkmak istememizin sebeplerindendir Küba. Koleksiyonun en nadide parçasıdır bizim için.

20150406_180809

Zincirlikuyu’da iş yerine doğru yürürken “Ben gidip Küba’da bir kaldırımda yürümek istiyorum” diye düşünüp bunu eşle dostla paylaşmamın üzerinden tam 540 gün geçmiş. İşte şimdi Küba sokaklarında yürüyorum! Hayalin gerçeğe dönmesinin tarifi zor keyfindeyim.

Read More →

Tulum ve Cancun Günlükleri

Meksika gezimizin sonuna yaklaştık.  Bizi sağanak yağışla karşılayan Tulum düşündüğümüzden daha küçük bir şehir. Şehirden çok bir kasaba havasında. Yağmur altında çantalarla dolaşmak tatsız olduğundan ilk gördüğümüz hostele yerleşiyoruz.

DSCN1523

Bölgeye gelme amaçlarımızdan en önemlisi, en popüler cenote olan Dos Ojos ziyareti ile başlıyoruz Tulum gezimize. Minibüsle gittiğimiz cenotenin giriş ücreti beklediğimizden yüksek, kişi başı 200 peso vererek giriyoruz National parkın içine.

Read More →

Merida ve Chichen Itza Günlüğü

Binlerce yıl öncesinde dünya tarihinin en büyük medeniyetlerinden birini kurmuş, hala bir çok gizemi barındıran, yapılarının teknolojisini günümüzde dahi anlayamadığımız Mayaların, ruhunu hissetmek için yola çıkıyoruz bu sefer. Chichen Itza’ dayız (Çiçen İtza). Antik kente ilk ayak bastığımız yerde karşımıza dikilen Kukuul Kaan piramidi ile büyüyor göz bebeklerimiz. Yıldızları ve gezegenleri izleyerek gelecekle ilgili tahminlerde bulundukları gözlem evini(Caracol), savaşçılarının fiziksel ve manevi olarak savaşa hazırlandıkları Savaşçılar Tapınağını, “esrarlı yazıların evi” anlamına gelen Akab Dzib’i, kurban sunaklarını, baş rahip tapınağını, top oyun sahalarını, “Rahibeler Manastırı” denilen yönetim sarayını, meydanlarını geziyoruz. İhtişamlı sarayları, sıva süsleri veya duvar resimleri ile boyanmış soylu evlerinden basit şekillenmiş evlere hiyerarşiyi görüyoruz. Mayaların binlerce yıl önce hayat verdiği şehrin kalıntıları arasında dolaşıyoruz. Taş yontuculuğundaki ustalıklarını sergiledikleri “ağaç-taş” denilen anıtsal dikili taşları şaşkınlıkla seyrediyoruz. Her yapının gelişmiş sosyal hayatlarındaki işlevini okuyor, şehirdeki ayak izlerini takip ediyoruz.

DSCN1457

Yaklaşık 3000 yıllık bir tarihe sahip ve bunun 1000 yılında bulunduğu bölgeye hükmetmiş Maya’ ların gizemi; Asya ilkel medeniyetleri ile ortak özellikler sergilemeleri, nereden geldiklerinin açıklamaması ve çok büyük dini merkezlerin bulunduğu anıtsal şehirleri ani olarak çok kısa süre içinde terk etmelerinin açıklanamamasından geliyor. Tabii astronomi, mimari, matematik ve sanatta ileri düzeyde olmaları nedeniyle uzaylılar ile bağlantılı oldukları veya kayıp efsanevi kıta Mu’ dan göç edenlerin torunları olduklarına inananların sayısı da hiç az değil. Sanırım biri de benim..:)

DSCN1445 (2)

Read More →

Palenque Günlüğü

Otobüs yolculuklarına tam gaz devam. Meksika’daki en iyi otobüs firması ADO’yu yüksek fiyatından dolayı pek kullanamıyoruz. Daha ekonomik olan ikinci sınıf otobüs fiyatları da çok uygun değil, 6 saatlik yolculuklar için ekonomik biletler 80TL’den başlıyor. Hemen hemen iki günde bir şehir değiştirirken bu fiyatlar can sıksa da, yapacak bir şey yok. Otobüslerle ilgili başka bir tatsız nokta ise yolculuğun kaç saat süreceğinin “kesinlikle” tahmin edilememesi. Bir kaç yolculuk sonrası, verilen varış saatine en az 1 saat daha ekleyerek plan yapmamız gerektiğini öğrendik. 4.5 saat dedikleri Palenque’ye 6 saat sonunda varınca durumu olağan karşılayıp, yolumuza devam ettik. San Cristobal de Las Casas’ta tanıştığımız Şili’li çiftin önerisi üzerine merkezde değil, Palenque antik şehrine yakın orman içerisindeki Panchan’da kalacağız.

DSCN1262

Palenque Antik Şehri

Hava inanılmaz sıcak ve nemli. İklim tamamen değişmiş gibi. Panchan, şehre 15-20dk mesafede olmasına rağmen ormanın ortasında yemyeşil ve izole bir bölge.

Read More →

San Cristobal De Las Casas Günlüğü

San Cristobal de Las Casas tek katlı rengarenk evleri küçük ama şık kafeleri ile Meksika’nın en güzel şehirlerinden biri. Gördüğümüz diğer Meksika şehirleri gibi tüm şehir büyük kilisenin önündeki ana meydanın etrafında toplanmış. Şehirde yapılacak en güzel şey adım adım sokakların tadını çıkarmak. Biz de öyle yapıyoruz.

DSCN1062 DSCN1072

DSCN1066 DSCN1064

Gerçek yaşam alanından çok bir film seti şirinliğindeki sokaklarda dolaşırken “Merhaba” diyor bir ses. 5 aydır Güney Amerika’da gezen Serdar ile tanışıyoruz. Güzel muhabbetimizi Serdar’ın Meksika lezzetleri ile yaptığı yemekle taçlandırıyoruz. Ertesi gün civardaki Maya köylerine gitmek için sözleşip ayrılıyoruz.

Read More →

Oaxaca ve Zipolite Günlüğü

Vietnam’daki kapkaçın ardından mecburi uzun bir mola ve büyük buluşma sonrası Mexico City ile başlıyoruz Orta ve Latin Amerika seyahatimize. Fakat bu sefer, beni beklerken Meksiko City’e yerleşme noktasına gelen Ferda’nın rehberliğinde sadece bir kaç günde büyük şehir turunu hızla arkada bırakıyoruz. Şimdi Meksika’nın içlerine, daha küçük şehirlerine doğru ilerleme vakti.

Tekrar yolda olmak çok güzel bir duygu, uzun zaman sonra eve dönmek gibi…

DSCN0965  DSCN0974

Gece yapılan otobüs yolculuklarında yol kesme ve silahlı soygun riski hala devam ediyor. Gözümün önüne yola engel koyarak tren veya atlı posta arabalarını durduran, havaya sürekli boş ateş açan iki eli tabancalı kovboy filmleri geldiğinden otobüs durdurma ve soygunu tam olarak gözümde canlandıramıyorum. Ama biz yine de risk almıyor ve gündüz yolculuğunu tercih ediyoruz.

Read More →

Mexico City Gunlugu

Asya’da güvenlik ile ilgili hiç bir kaygımız yokken Meksika ile ilgili o kadar çok uyarıldık ki başta biraz endişelenmiştik. Kuzeyindeki suç oranı çok yüksek olduğu için bir çok kişi için “gidilmemesi gereken ülke” etiketini almış Meksika.

DSCN0249

Araştırıyoruz, ikna oluyoruz; ülkenin Batı’sına ve Amerika ile olan sınırına yaklaşmadığınız sürece gayet güvenilir bir ülke. Özellikle turistik tatil mekanlarının yer aldığı Güney Meksika’da suç oranı gerçekten çok düşük. Biz başkent Mexico City’den başlıyoruz gezmeye.

Read More →

Meksika yolunda..

Asya’da geçirdiğimiz 6,5 ayın sonunda hayalimizin ikinci kısmını gerçeklemeye Mexico City’den başlayacağız. Aylar önce Endonezya’dayken tesadüfen çok ucuza bulduğumuz Bangkok-Mexico City uçuşu için sadece 600 USD ödedik. Kıtalar arası bir uçuş için çok uygun bir fiyattı. Her şey çok iyi giderken, Banu’nun pasaportunun çalınması ile başlayan aksilikler (ayrıntılı aksilikler pek yakında Vietnam Günlüğünde ) yüzünden Mexico City yolculuğunda yalnız olacağım. Eşyalarımızın bir kısmını nasıl olsa geri döneceğiz diye Kamboçya’ya gitmeden önce Bangkok’ta hostelde bırakmıştık. Ancak Banu’nun Bangkok’a dönemeyeceğini hesaba katmamıştık tabii ki. Şimdi ikimizin tüm eşyalarını iki çantaya sığdırmak ve Meksikaya ulaştırmak gibi ulvi bir görevim var. Oda yeterince büyük olmadığı için hostelin ortak alanında kan ter içinde yerleştirmeye çalıştığım çantaları görenler,” yerleştirsen ne olacak ki sen bunları taşıyamazsın” dediğinde “taşımak mı ? O sonraki aşama kapansın yeter” diye düşünüyordum. 3 defa tamamen boşaltıp yeniden denedim, sonunda iki çanta ve kamera çantası olmak üzere 3 çantam hazırdı. Biri az önce taşımak mı demişti! Taşımayı bırakın yerinden hareket ettiremiyordum tek başıma, ya ben çok küçüktüm ya bu çanta çok büyüktü. Hemen hemen aynı boyda olduğumuz büyük çantayı sadece 8 basamak aşağıya taşımaya çalışırken “dünyanın tüm yükü omuzlarımda” duygusundaydım 🙂

20150225_082813

Sağdaki siyah bavul benim değil :)

Hostelin ayarladığı minibüs kapının önünden alacaktı neyse ki, havaalanında da taşıyıcılar ile taşıyacaktım. Taşıyıcıya koymak için bana yardım eden iki Tayvan’lı gence gıyaplarında teşekkürlerimi bir kez daha iletiyorum buradan 🙂

Read More →