Erlain Günlüğü

Bozuk yollarda, çok eski bir otobüsle Moğolistan sınırına çok yakın Erlain’e doğru hızla yol alıyorduk. Otobüsteki tek yabancı tabii ki bizdik. Bizi biraz inceledikten sonra kabullenen 40 kişiyle kuzeye doğru yolculuğumuz 7 saat sürdü. Konfor aramamayı öğrenmiştik, otobüste sigara içilmesini de görmezden gelebilirdik ancak yanımızdaki kadının çocuğunun tuvaletini hemen yanımızdaki çöp kovasına yaptırmasını yadırgamamayı henüz öğrenememiştik. Hayır kendimizi düşündüğümüzden değil o pis kovaya çocuğu oturtma mikrop kapar diyebilmek için Türkçe-Çince sözlüğümüzü karıştırsak da pes edip kapattık.

Yolda mola verildiğinde tuvalete gittiğimde gördüğüm manzara biraz “farklıydı”. Ben bu kadınları neden görüyorum? Ben onları görüyorsam onlar da beni görecek mi?Bu paravanlar neden bu kadar kısa? Benden başka durumu yadırgayan yoktu sanırım. Hepimiz birbirimizin gözlerinin içine bakabilecek kadar yakındık, evet kapılar vardı ancak aradaki paravan bel boyu mesafesindeydi, ayağa kalktığımızda birbirimize selam vermek durumunda kalacaktık. Yapacak bir şey yoktu, neyse ki insan beyni herkesin normal karşıladığını “normal” karşılamaya eğilimli 🙂

Erlain’de inip Ulan Batur’a otobüs ararken ( ingilizce bilen birine, aradığımız şeyin çincesini yazdırıp yanımızda taşıyorduk ), elimizdeki kağıda bakan bir amcanın çince ısrarla bize bir şey anlatmasını uzun süre dinledik, biz anlamaz anlamaz baktıkça aynı şeyleri yüksek sesle tekrarlamaya devam ediyordu. Olumsuz bir şey söylüyor ama acaba ne diyerek umutsuzca ayrıldık yanından. Yanımızdan geçen genç bir kıza ingilizce bilip bilmediğini sorduk. Kız çok güzel ingilizce konuşuyordu, mucize gibiydi. Onun yardımıyla Ulan Batur’dan Erlain’e otobüs olmadığını ( demekki az önceki amca bunu anlatmaya çalışıyormuş ), tren olduğunu öğrendik. Tren istasyonuna gitmemiz için taksi durduran ona gerekli bilgileri veren kız işimizi çok hızlandırmıştı, yanımızdan ayrılırken “biraz param var eğer sizin yoksa verebilirim dediğinde boynuna sarılmamak için kendimizi zor tuttuk ( istasyona taksi ile gitmemiz gerektiğini söylediğinde ne kadar tutacağını, taksi dışında bir yol olup olmadığını sorduğumuzdan paramız olmadığını düşünmüş olmalı ). İşi olduğu için bize eşlik edemeyeceğini söyleyip özür dileyerek yanımızdan ayrılan Erlain’li kız sanırım tanıştığımız en tatlı insandı 🙂

Tren istasyonuna geldiğimizde son treni kıl payı kaçırdığımızı öğrendik. Tren hala kalkmamıştı ancak bilet satışı durmuştu ne kadar dil döksek de trene binemedik. Görevli kadına ısrarla “hiç mi olmaz” diye sorup şansımızı çok denedik ancak kadın uzun uğraşlar sonunda hiç olmayacağına bizi ikna etti 🙂 Ben bir ara bilet gişesi kapalıysa elden kime ne vermemiz gerekiyorsa verelim diye rüşvet imasında da bulundum ama yine olmadı 🙂 Bir sonraki tren 24 saat sonraydı hemen en yakındaki otele yerleştik. Kişi başı 10 tl’ye kaldığımız otelimiz Pekin’deki otel odamızdan sonra çok geniş gelmişti. wi-fi’da vardı, treni kaçırdığımıza üzülmeyi hemen bırakmıştık.

Turistik bir yer olmayan bu sınır şehrinde garip karşılandığımızı yazmamıza gerek yok sanırım. Biz dolaşırken çinli bir amca “selamun aleyküm” diye selam verdi. Ben “aaa nasıl ya neden böyle selam verdi ki nasıl anladı Müslüman ülkeden geldiğimizi” diye içsel şaşkınlığımı yaşarken Banu bu hep olurmuş gibi “Aleyküm selam” diyerek sakince yoluna devam etti. “Nasıl ya Aleylüm selam mı?“, Banu hızlı adaptasyonun doruklarındaydı 🙂

IMG_4299 IMG_4302

Akşam yemeğimizi yemek için girdiğimiz lokantada uzun uğraşlar sonucunda çorba, tavuk yemeği ve pilav söylemeyi başarmıştık. Neyse ki hepsinden birer tane söylemişiz çünkü porsiyonlar en az 4 kişiyi doyuracak kadar büyüktü. Hepsini bitirme gayretine girdik ama mümkün değildi. Çin’de bu kadar tok olmaya alışkın olmayan bünyelerimiz biraz şaşkındı. Akşam tren istasyonundaki geniş alanda yaklaşık 75 kişiyle birlikte dans edip akşam sporumuzu yaparken bir şeylere artık daha hızlı adapte olabildiğimizi farkettik.

Her geçen gün daha çok keyif aldığımız yolculuğumuzda bir sonraki durağımız Moğolistandı. 10 gün sonra geri dönmek üzere Çin’e veda edip trenimize bindik.

Post Navigation