Phnom Penh

Siem Reap’tan 15 TL ödeyerek yaptığımız gece yolculuğu sonunda Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’e varıyoruz.

Sabah 5’te çalıyoruz hostelin kapısını. Erken gelince check-in saatine kadar bekletmeyen otelleri seviyoruz. Odamıza çıkıp bir kaç saat uyuduktan sonra sabah ilk işimiz, Vietnam konsolosluğuna gidip başvuru yapmak. Vietnam’ın Türklere vize verirken sorun çıkarabildiğini biliyoruz, aksilik çıkmamasını umarak bekliyoruz sıramızı. İki fotoğraf bir de başvuru parası olan 60$’ı veriyoruz. Başvurudan yaklaşık 5 gün sonra keşke bir aksilik çıkmış olsaydı diye çok düşünsek de “maalesef” bir aksilik çıkmıyor ve tamam diyor görevli, 10$ daha verirseniz hemen veririm vizenizi ama beklerim diyorsanız 3 gün sonra gelin alın. Vaktimiz var, paramız yok diye düşünüyoruz 3 gün sonra vizemizi almak üzere ayrılıyoruz konsolosluktan.

Yol üzerindeki Tuol Sleng Soykırım müzesine gidiyoruz.

DSCN8971

1965-1979 yılları arasında hapishane ve işkencehane olarak kullanılan eski okulun odalarında gezerken tüylerimiz diken diken oluyor. Kızıl Kmerlerin iktidarda olduğu 4 yıl boyunca yaklaşık 17000 kişinin hapsedildiği hapishaneden sadece 12 kişinin sağ kurtulduğunu öğreniyoruz. Burada katledilmiş insanların fotoğraflarının, yaşam hikayelerinin ve kafataslarının yer aldığı odalarda dolaşıyoruz. Sonraki gün gittiğimiz şehre 15km uzaklıktaki ölüm tarlalarında ( Choeung Ek Memorial ) aynı dönemde katledilmiş insanların iskeletleriyle, kıyafetlerinden arta kalan kumaş parçalarıyla yüzleşiyoruz.

DSCN9009

400 kişilik toplu mezarların yanından geçerken “kemiklere basmayınız” yazısı ile ürperiyoruz. Yol üzerindeki kemik parçalarına basmamaya çalışarak hiç konuşmadan dolaşıyoruz ölüm tarlalarında.

DSCN9011

1975’te Pol Pot yönetiminde iktidara gelen Kızıl Kmerler ütopik bir tarım ülkesi kurmak amacıyla entellektüel olduklarını düşündükleri herkesi öldürür. Yabancı dil bildiği için ya da ellerinde nasır olmadığı için binlerce insan öldürülür. 4 yıl içerisinde nüfusun dörtte biri katledilir. Teorisi iyi olan bir rejimin yanlış insanlarla, pratikte nasıl felakete dönüşebildiğini izliyoruz müzedeki kısa belgeselde.

DSCN9035

Vizemizi beklerken şehirde geçirdiğimiz diğer üç günde sadece sokaklarda dolaşıyoruz.  Kraliyet sarayının önündeki parkta vakit geçirip, nehir boyunca yürüyoruz. Sokak berberlerini izleyip, tesadüfen gördüğümüz bir yerel düğüne katılıyoruz.

DSCN9073

DSCN9063

Vietnam vizemiz hazır, otobüs biletimizi alıp bütün gezimizin kaderini değiştirecek şehre Ho Chi Min City’e (diğer adıyla Saigon’a) doğru yola çıkıyoruz.

Post Navigation

yün cami halıları
mide küçültme ameliyatı
mide küçültme
tüp mide, mide küçültme ameliyatı
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.