Siem Reap Günlüğü

Biz : Siem Reap’a otobüs fiyatını öğrenebilir miyiz?
Yetkili: 200 Baht ( yaklaşık 12 TL )
Biz : Süpermiş !
Yetkili : Vizeniz var mı?
Biz : ( Gururla gülümseyerek ) Evet!!
Yetkili : O zaman 600 Baht.
Biz : ???

DSCN8728

Yok, bu işte bir yanlışlık var diyerek Bangkok’ta meşhur Khaosan caddesi civarındaki tüm acentalara soruyoruz aynı soruyu. Aldığımız cevap hep aynı. Vizeniz varsa en az 3 katı ödemek zorundasınız. Tur şirketleri sınır geçişlerinde vize aldırdıkları adam başına para kazanıyorlarmış. Biz vizemizi önceden aldığımız için bizden kar edemiyorlarmış, o yüzden 3 katını ödemek zorundaymışız.

Kırk yılda bir dedik ki, hadi bir işimizi son ana bırakmayalım, sınırda sorun falan olur alalım konsolosluktan vizelerimizi, olan hoş mu şimdi, tam motivasyon kırıcı 🙂 Mecbur ödedik 600 bahtı. Gerçi bu paraya İstanbul’dan Ankara’ya gidemezken şimdi ülke değiştiriyoruz ama olsun insan yine de üzülüyor. Sınırdaki uzun kuyruk dışında yolculuğumuz iyi geçti. Gündüz yolculuklarının da güzelliği de bir başka, manzara seyrede seyrede vardık Siem Reap’a. Otobüs Siem Reap’a vardığında karanlık çökmüştü. Daha önceden ayarladığımız otelimize gitmek için tuktuk şöförü ile anlaştık 1,5$’a. Hatta anlaşmayı daha da derinleştirdik,bir sonraki gün yapacağımız Angkor Wat gezimizde bize eşlik etmesi için el sıkıştık. Vakit kaybetmek istemiyorduk. Angkor Area denilen Angkor Wat’ın da içinde bulunduğu bölge, çok geniş bir alana yayılmış onlarca tapınaktan oluşuyor. Yürüyerek gezilecek gibi değil o yüzden tüm gün size eşlik edecek tuktuk ayarlamak en çok kullanılan yöntem. Biz de gelmeden önce yaptığımız araştırmalar sonucunca gün doğumunda başlayacak şekilde günlük 15$’a anlaşıyoruz şöförle.

Kamboçya’da çoğunlukla Amerikan Doları kullanılıyor. Siz özellikle sormadığınız sürece hiç bir şeyin fiyatını Kamboçya Riel’i cinsinden vermiyorlar. Hatta biz riel ödediğimiz halde para üstünü dolar olarak geri verdikleri de oldu. ATM’lerden sadece dolar çekebiliyorsunuz. Bizi sınıra getiren otobüsteki görevlinin yaptığı açıklamaya göre, Kamboçya halkı çok fakir, kimsenin bankaya yatıracak kadar parası yok, o yüzden ATM kullanmıyorlar sadece turistler ATM kullanıyor o yüzden sadece dolar çekebiliyorsunuz.

Angkor Wat tapınakları gezisi gün doğumu ile başladı, sabah 5’te tuktuk şöförü bizi bekliyordu. Son zamanlarda verdiğimiz en yüksek ücreti ödeyerek (20$) tek günlük bilet aldık. Bilet ile Angkor arkeolojik parkında yer alan yapıları bir gün içinde gezme şansınız oluyor.

Gün 900 yıllık tapınağın üzerinde yavaşça tüm kızıllığı ile yükselmeye başladı. İşte karşımızdaydı, fotoğraflarını görüp bir gün mutlaka gideceğiz dediğimiz Angkor Wat tapınağı.

DSCN8723

DSCN8806

12 yüzyılda Hindu tapınağı olarak inşa edilen yapı sonradan budist tapınağı olarak kullanılmış. Günümüze kadar çok iyi korunarak gelmiş olan tapınak Khmer mimarisinin en iyi örneklerinden sayılıyor.

DSCN8793

DSCN8800

Tapınağın bahçesinde o köşeden bu köşeye, o avludan bu avluya geçerek izlediğimiz görkemli yapının ahengine, yapısına hayran kalıyoruz. Angkor Thom şehri ve şehrin en önemli tapınağı Bayon Tapınağı ikinci durağımız oluyor.

DSCN8881

Tapınağı oluşturan kulelerin üzerindeki devasa yüz figürlerinden etkilenmemek imkansız.

DSCN8859

Yolumuzun üzerindeki diğer tapınaklara da uğrayarak gezimize devam ediyoruz. Elimizdeki haritaya bakarak nereye gitmek istediğimizi söylüyor, çıkışta nerede buluşacağımızı öğrenip ayrılıyorduk şöförün yanından. Tomb Raider filminin de çekildiği yer olan Ta Prohm’a gitmek istediğimizi söyleyene kadar her şey yolunda gidiyordu. Ta Prohm’un adını duyunca biraz huzursuzlanan şöförümüz, kısa bir duraklamadan sonra tamam dedi. “Siz şurayı gezip gelin sonra Ta Prohm’a gidelim.” Döndüğümüzde tuktuk şöförümüzü bulamadığımızda hiç şaşırmadık! Gerçekten şaşırmadık çünkü sabah mahmurluğundan olsa gerek ( yoksa bu kadar saflığı gündüz gözüyle hayatta yapar mıyız 🙂 ) tüm parayı günün başında adamın eline vermiştik. Bütün naifliğimiz ile tüm gün bizi beklemesini umuyorduk. Her tapınak dönüşünde rus ruleti oynar gibi heyencala bakınıyorduk etrafa: “Evet bu defa da burada”, “Evet ilginç hala bekliyor”, “ııı şeeyy sanırım yok, evet evet yok, eee olacağı buydu”.

DSCN8899

Sonradan öğrendik aslında buranın fiyata dahil olmadığını, eğer oraya gitmek istiyorsak daha fazla ödememiz gerektiğini. Ancak şöförümüzün ingilizcesi yetmemiş olacak ki bize laf anlatmaya çalışmak yerine gün ortasında güneşin altında bizi bırakıp gitmeyi tercih etmişti. Adamı haklı, kendimizi o kadar saf bulduk ki kızmadık bile. Ta Prohm gitmek istediğimiz son yerdi. Başka bir tuktukçu ile 6$’a anlaştık. Bu defa parayı vermedik 🙂 ( Neyseki yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şeyler vardı :)). Ta Prohm devasa ağaçların, devasa kökleri ile sarılmış büyüleyici bir tapınak.

taprohm

Ta Prohm Tapınağı – fotoğraf internetten maalesef –

Dev ağaçların taş duvarlara kökleri ile sımsıkı tutunması, tapınağın ağaca ağacın tapınağa yaslanması gerçek dışı bir güzellik. Mutlaka görülesi Ta Prohm’u gezerken küçük tuktukçu hadisesi tamamen siliniyor hafızamızdan. Fotoğraf makinemizin şarjı bittiğinden, elimizdeki tek opsiyon Banu’nun telefonu ile çekiyoruz muhteşem tapınağın fotoğraflarını. Ancak çektiğimiz fotoğrafları bilgisayara aktarma fırsatı bulamadan, Angkor Wat gezimizden yaklaşık 10 gün sonra telefonu kapkaç sonucu çaldırınca, Ta Prohm fotolarını da kaybetmiş olduk. ( Daha ayrıntılı kapkaç hikayesi, Vietnam Günlüklerinde — pek yakında). O yüzden bu büyüleyici tapınağa dair hiç fotoğrafımız yok.

Yorgun ama mutlu tamamlıyoruz Angkor Wat gezimizi. Siem Reap’ın meşhur gece pazarına bir uğrayalım diyoruz. Yürürken yolda tesadüfen “Eastanbul Hostel” yazısı gözümüze çarpıyor. Kafamızı uzatıp “Merhaba” diyoruz. İki güzel insan karşılıyor bizi. “Hoş buluyoruz”. Oyle hoş buluyoruz ki onları, gece pazarını falan unutup tüm gece saatlerce yanlarında oturuyoruz, çekirdek eşliğinde sohbet ediyoruz.

DSCN8922

Hostelin sahibi Sutay ve kardeşim dediği Zeynep ile keyifli bir akşam geçiriyoruz, yan komşuları Kenan da katılıyor bize. Eve gelmiş gibiyiz. Ertesi gün buluşmak üzere ayrılıyoruz yanlarından. Ertesi gün Zeynep ile şehir turu yapmak üzere buluşuyoruz.

DSCN8966

Gece pazarını, barlar sokağını geziyoruz, enerjisi çok yüksek çok güzel bir şehir Siem Reap, daha fazla vakit geçirmeyi çok istiyoruz ancak Vietnam vizesine başvurmak üzere Phnom Pehn’e gitmek zorundayız. Bir gün tekrar görüşeceğimizden emin ve tanıştığımıza çok memnun olarak veda ediyoruz onlara. Yolunuz düşerse Kamboçya’ya “Eastanbul Hostel”i mutlaka bulup bizden selam götürün 🙂

Comments

comments

Post Navigation